

Kapat gözlerini, çık yola
Umut Kaygısız, Gül Parlak'ın kitabı, Uçacak Ninnisi üzerine yazdı: "Uçacak Ninnisi adlı kitabı ile hareket etmeden şehir değiştirmeyi, seslerle görmeyi, sessizlikle düşünmeyi ve elbette konuştukça eksilmeyi öğreniyoruz." Çıkarken dışarı, yanına sessizliğini de al, öyle git, diyor. Bilmem kaç zamandır aynı duvarları şahit göstererek birbirini yoran iki kişiden biri bu. Sonuna kadar da haklı. Hele ki bir romanın içindeyken… Daha fazla haklı. Asıl derdi konuşmamaktan öte aslında


Sevginin, şiddetin ve toprağın hafızası
Aynur Kulak, Becky Manawatu’nun Bataklık adlı romanı üzerine yazdı: "Bataklık, insanın geçmişinden kaçamayacağını söylerken geçmişinin tutsağı olmak zorunda olmadığını da fısıldıyor." Becky Manawatu’nun Bataklık (Ayrıkotu Yayınları) romanı, ilk romanı Yılan Balığı Avı’na (Ayrıkotu Yayınları – 2023) bıraktığı yerden devam ederken aslında aynı hikâyeyi başka bir yerden yeniden anlatıyor. Yılan Balığı Avı’nda annesiz ve babasız kalan sekiz yaşındaki Ārama’nın ağabeyi Taukiri tar


Yerin en dibi, dünyanın en tepesi neresi?
Simge Desen, Gülsel Ceren Güneş'in romanı, Tanrıların Tahtında üzerine yazdı: "Trajedi ve acılarla dolu bu metni ironi ve mizahla harmanlaması, bilgiyi boca etmeden metne yedirmesi müthiş bir matematik." Çocukken camdan izlediğim bulutları tutacak kadar yüksekte olmak isterdim. Sınırları düşünürdüm. Yerin en dibi, dünyanın en tepesi neresi? Sonra biri çıktı geldi, peş peşe yıllarda önce en yüksek dağa tırmandı sonra yerkürenin ateşiyle gelen sarsıntının acısına destek olmaya


Bunca umutsuzluğun tam ortasında bir kurtarıcı gelse?
Gökçe Kalaycı, László Krasznahorkai’nin ilk romanı Şeytan Tangosu üzerine yazdı: "Adından da anlaşılacağı gibi, kurgu adeta dans ediyor, o biraz sancılı turunu tamamlıyor ve nihayetinde başladığı yere geri dönüyor. Upuzun cümlelerin, es vermeyen paragrafların, bitmeyen bilinç akışlarının hüküm sürdüğü bir dans bu." “…ve duvarlara yansıyan titrek lekelerin yalnızca gölgeler mi, yoksa umuda bel bağlamış düşüncelerinin ardına gizlenen umutsuzluğun acı çığırları mı olduğunu tam o



















































