

Bunca umutsuzluğun tam ortasında bir kurtarıcı gelse?
Gökçe Kalaycı, László Krasznahorkai’nin ilk romanı Şeytan Tangosu üzerine yazdı: "Adından da anlaşılacağı gibi, kurgu adeta dans ediyor, o biraz sancılı turunu tamamlıyor ve nihayetinde başladığı yere geri dönüyor. Upuzun cümlelerin, es vermeyen paragrafların, bitmeyen bilinç akışlarının hüküm sürdüğü bir dans bu." “…ve duvarlara yansıyan titrek lekelerin yalnızca gölgeler mi, yoksa umuda bel bağlamış düşüncelerinin ardına gizlenen umutsuzluğun acı çığırları mı olduğunu tam o


Nagihan Dermancı’nın öykülerinde görünmeyene bakmak
Umut Kaygısız, 2025 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması kazananı Nagihan Dermancı'nın kitabı, Baktığım Her Yerde üzerine yazdı: "Baktığım Her Yerde yolun sadeliğini güzelleştiren, yolculuğuysa bir şarkı gibi dilden dile ulaştıran, görünmeyenden korkmaktansa gözlerin yenik düştükleriyle el sıkışan, nefesi güçlü bir kitap." Gördüklerini anlat deseler… Öyle durduk yere. Bir tercüman bulmak mümkün değil ki hislere. Mecburen çıplak, çırılçıplak yalnızlıklar dökülür şu dudaklardan. Ardı


“En güzel çocuk: Henüz büyümedi”
Duygu Uzel, Mehmet Fırat Pürselim'in yeni romanı, Kıyıya Paralel odağında yazdı: “Arakus sokaklarında yürürken yabancı yüzler görmeyiz. Köşeyi döndüğümüzde bizzat kendi gerçeğimizle çarpışırız. Mehmet Fırat Pürselim, Kıyıya Paralel’de doksanlı yılların hüznünü, mizahını ve ortak kaderini insan hikâyeleri üzerinden anlatıyor.” Tarih, büyük olayların, kazananların raporlarını tutadursun, edebiyat resmî kayıtların kadraj dışı bıraktığı anların fotoğrafını çeker kurgusuyla. Fotoğ


Karanlığı kazımak: Thomas Ott'un Cinema Panopticum'unda bumerang bakış
Nilay Kaya yazdı: "Thomas Ott’un Cinema Panopticum’u, sessiz çizgi romanın sınırlarını aşarak okuru bir seyir deneyiminin içine çekiyor." Thomas Ott'un 2005'te yayımlanan Cinema Panopticum'unu "okuma" deneyiminin kendisi başlı başına bir merak odasına, 16. ve 17. yüzyılların Cabinet of curiosities / Wunderkammer koleksiyonlarına dalmaktan farksız. Küçücük, kapalı bir mekânda akla hayale gelmeyecek türlü tuhaflıklar, yadırgatıcı objeler ve imgeler karşımızda. Buradan 19. yüzyı



















































